İşte 12 Eylül’ün şok belgesi…

07 Eylül 2009 | admin | Keşke Olmayasaydı |

Binlerce kişinin yaşamını yitirdiği 12 Eylül olaylarıyla ilgili çok ilginç bir rapor ortaya çıktı.kenan-evren-3
Kenan Evren’in, 12 Eylül darbesinin gerekçesi olarak sunduğu Genelkurmay’ın 1982′de hazırladığı “Türkiye’deki Anarşi ve Terörün Durumu” raporu, darbenin adım adım nasıl olgunlaştırıldığını ortaya çıkardı. ‘Darbenin olgunlaşması’ için beklenen bir yılda tam 2 bin 812 cinayet işlendi…

Binlerce kişinin yaşamını yitirdiği 12 Eylül olaylarıyla ilgili çok ilginç bir rapor ortaya çıktı. Aksiyon Dergisi, 12 Eylül’le ilgili önemli bir rapora ulaştı. Raporun önemli bölümlerine derginin bugün piyasaya çıkacak sayısında yer veriliyor.

 

Genelkurmay’ın 1982′de hazırladığı “Türkiye’deki Anarşi ve Terörün Durumu” adlı rapor, darbenin adım adım nasıl olgunlaştırıldığını ortaya çıkarıyor. 12 Eylül ihtilâlinin lideri Kenan Evren, darbeden sonra yaptığı basın toplantısında söz konusu raporu, ‘müdahalenin gerekçesi’ olarak sunmuştu. Rapordaki verilerle Evren’in yıllar sonra yaptığı, “Müdahaleye karar vermeden bir yıl boyunca düşündük” açıklaması birleştirildiğinde çarpıcı gerçek ortaya çıkarıyor.

 

Süreç 4 devreye ayrılmışkenan evren 1

Evren’in sınıf arkadaşı ve 12 Eylül döneminin II. Ordu Komutanı Orgeneral Bedrettin Demirel’in, “Bir yıl önce planlamıştık. Ama şartların olgunlaşmasını bekledik” sözü de raporun özeti niteliğinde. Rapor, Kahramanmaraş olaylarından sonra sıkıyönetim ilan edilen 26 Aralık 1978′den 11 Şubat 1982′ye kadarki dönemi dört evreye ayırarak, Türkiye’deki terör ve anarşi olaylarını Genelkurmay’ın gözünden analiz ediyor.

Dönem dönem rapor

Dört dönem şu şekilde tarihlendirilmiş: 26 Aralık 1978-11 Eylül 1979 arasındaki 8 aylık süreç birinci dönem; 12 Eylül 1979, yani ihtilalden tam bir sene öncesinden 11 Eylül 1980′e kadar ikinci dönem; 12 Eylül 1980′den 11 Eylül 1981′e kadar üçüncü dönem ve 12 Eylül 1981′den 11 Şubat 1982′ye kadarki 5 aylık dördüncü dönem. Rapora göre, bu dört dönemde Türkiye’de ideolojik amaçlı 39 bin 385 olay vuku bulmuş.12-eylul-darbe

 

Raporu bugünlerde önemli kılan, tam da Kenan Evren ve Bedrettin Demirel’in “Bir yıl boyunca düşündük” dedikleri dönemi anlatan 12 Eylül 1979′dan darbeye kadarki son bir yılda olayların zirve yapması. Örneğin, birinci dönem, yani 26 Aralık 78 ile 11 Eylül 79 arasında 2 bin 80 silahlı saldırı ve çatışma meydana gelirken, sayı 12 Eylül 1979 ile darbe gününe kadarki bir yılda 7 bin 10′a fırlamış.

 

Darbeden sonra ise 610′a düşüyor olay sayısı. 11 Eylül 1979′a kadar 898 kişi hayatını kaybetmişken, bu tarihten darbe gününe kadar tam 2 bin 812 kişi can vermiş. İhtilal akabinde 282′ye inmiş zayiat. Toplamda 4 bin 40 insanın canı gitmiş terör sürecinde. Afiş ve pankart asma, gösteri ve yaralı sayıları da ‘şartların olgunlaşması sürecine’ paralel seyrediyor.

 

Demirel’den Evren’e sorudemirel-ecevitkenan-evren

12 Eylül 1980′e doğru yol alırken iktidarda Süleyman Demirel’in azınlık hükûmeti bulunuyordu. Bu dönemde sıkıyönetim de yürürlükteydi; dolayısıyla o bölgelerde yetkiler askerin elindeydi. Hükûmet, askerin istediğini yapmaya hazırdı. Bu yüzden Başbakan Demirel sonraki süreçte Evren’e “Siz 11 Eylül 1980′de Antalya Tapu Müdürü müydünüz?” diye soracaktı.

 

Şu satırlar raporu hazırlayanları aslında ele veriyor: “12 Eylül 1980 tarihinde TSK’nın yönetime el koyması ile birlikte yurdumuzu giderek iç savaşa sürükleyen anarşi ve terörle kararlı, cesur ve amansız bir savaşım başlatılmıştır.” Yani, Evren ile ekibi, anarşi ve terörle amansız bir mücadeleye girmek için darbe sonrasını beklemiş.

Darbecilerin öngörüsü!kenan-evren-4

“12 Eylül Harekâtı’ndan sonra Sıkıyönetim Güvenlik Kuvvetleri’nin başarılı çalışmaları ve sağlanan güvenli ortam sayesinde ülkemiz bir silah deposu olmaktan kurtarılmıştır.”

 

Bu ifadeler de başka bir itirafla yüklü aslında. 12 Eylül’den önce de sıkıyönetim hâkim iken ülkede o zaman başarılı çalışmalar yapılmak istenmemiş miydi acaba? Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun’dan oluşan ihtilal ekibi, darbeyi haklı çıkarmak için yaptırdığı çalışmada bir varsayıma da yer vermişti. Buna göre 12 Eylül öncesi aylık 1986 olay ortalaması ve 1.75 tırmanış hızına göre darbeden önce 32 bin 893 olan olay sayısı, darbe yapılmasaydı 59 bin 105′e çıkacaktı.

.bugun.com.tr

12 Eylülkenan_evren01

Her 10 yılda bir darbeye sahne olan Türkiye 1970’li yılları da sancılı geçirdi. CHP’nin iktidarı kıl payı kaçırdığı 1974 seçimlerinden sonra denenen koalisyonlar ve en önemlisi Kıbrıs müdahalesi, ülkeyi içte ve dışta büyük sorunlarla başbaşa bıraktı. Bu dönemde hükümetlere ortak olan MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve kurmaylarının dini söylemleri, iç istikrarsızlık, ülkücü-solcu çatışması, solcu liderlere, milletvekillerine, savcı ve hakimlere yönelik saldırılar, Çorum ve Konya olaylarının peşpeşe patlak vermesi, Başbakan Demirel’i ikinci kez koltuğundan edecekti. Askerler iyice huzursuzdular. Yaptıkları uyarıların cevabını alamıyorlardı. On yıllık aradan sonra yine ihtilal gündeme oturmuştu.

12 Eylül sabahı Ankara ve İstanbul sokaklarına bu kez tanklar inmişti. Bu müdahale tüm ordu kademelerinde tam bir uyum içinde yaşama geçiriliyordu.

kenan-evren-2

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları ortak hareketle ihtilali bu kez radyo ve televizyonlardan duyurmuşlardı. Tüm siyasi partiler yine kapatılmış, liderleri ise gözlem altına alınmışlardı. Siyasilerle birlikte binlerce genç ve yaşlı insan mahkemelerde yargılandı; gene idamlar yaşandı. Liderler siyasetten yasaklandı. Rafa kaldırılan 1961 Anayasası’nın yerine Danışma Meclisi kurularak yeni bir anayasa gerçekleştirildi.

 

 

Evren’in referandumla Cumhurbaşkanlığına seçilmesinden sonra çok partili yaşama, ancak 1983 yılında geçilebildi.12eyl_tbl

 

 

Yeniden yapılanma dönemi
 
24 Ocak 1980’de kabul edilen ‘İktisadi İstikrar Tedbirleri’nin aynen devamına karar verildi. İlk iş olarak, anarşinin önüne geçilmesine çalışıldı ve Türkiye’de her gün daha fazla huzur ve sükun tesis edildi. Grev hakkının suiistimali önlendi. İhtiyaç olan petrolü temin edecek döviz sağlandı. Fabrikalar yeniden çalışmaya başladı. Danışma Meclisi kuruldu. Anayasa bu Meclis’ten ve MGK’dan geçerek, millet oyuna sunuldu. Cumhuriyet tarihinde görülmedik bir çoğunlukla Anayasa’ya “Evet” denildi. Danışma Meclisi, parti ve seçim kanunlarını hazırlamaya başladı. Alınan tedbirler sayesinde enflasyon yüzde 30 civarında geriledi. Ancak sermaye piyasasının iyi işlemeyişi yüzünden kredi faizleri yüzde 80-85’e kadar çıktı. Sanayi bundan dolayı bir hayli sıkıntıya girdi. İnşaat ve otomotiv sektörlerinde büyük duraklamalar oldu.
bulent-ulusu

Bu arada emisyon da hızla arttı ve 1980 başında 183 milyar lirada bulunan piyasadaki banknot hacmi, 1981’de 386 milyara ve 1982 Eylül’ünde 553 milyar liraya fırladı. Ayrıca esnek kur politikasına geçilmekle de dolar fiyatı 70 liradan 190 liraya ulaştı.

Bu dönemde Ulusu Hükümeti (20.09.1980-13.12.1983) Türkiye’yi yönetti. Emekli Oramiral Ulusu’ya hükümeti kurma görevi Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren tarafından verildi. Kurulan hükümet, 5 üyeli Milli Güvenlik Konseyi’nden güvenoyu aldı. Hükümet, 1983′te yapılan genel seçimler nedeniyle sona erdi. Ardından da Türkiye’de Özal’lı yıllar başladı.

1983 yılının en önemli olayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulması olmuştur      (15 Kasım 1983). KKTC’yi ilk ve tek tanıyan Türkiye oldu.

Bu döneme damgasını vuran bir başka gelişme ise MGK tarafından bir bakanın Yüce Divan’a sevkiydi. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mataracı; bakanlığı döneminde “rüşvet almak” iddiasıyla Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 23 Nisan 1981 tarihinde Yüce Divan’a sevkedildi. Mataracı ve 21 arkadaşının yargılanmalarına 15 Haziran 1981′de başlandı. Yargılananlar arasında, Bayındırlık eski Bakanı Şerafettin Elçi ile ‘yeraltı dünyasının babalarından olduğu’ bildirilen Abuzer Uğurlu da yer aldı. Yargılama,          16 Mart 1982′de sonuçlandı ve Mataracı 36 yıl ağır hapis ve 787 milyon 386 lira para cezasına çarptırıldı. Davada, Şerafettin Elçi beraat etti, diğer sanıklara 10 ay ile 6 yıl arasında değişen hapis cezaları ile çeşitli miktarda para cezaları verildi.

1980 yılından sonra MGK tarafından Devlet eski Bakanı İsmail Özdağlar, ‘rüşvet almak’ ve ‘görevini kötüye kullanmak’ iddiasıyla 15 Mayıs 1985 tarihinde Yüce Divan’a sevk edildi.

 

Özdağlar ile ilgili 1 Temmuz 1985′te başlayan yargılama, 14 Şubat 1986′da sona erdi. Davada, dönemin Başbakanı Turgut Özal da tanık olarak dinlendi. Tanık ifadeleri ve dava kanıtlarını ‘rüşvet’ suçlaması için yeterli görmeyen Yüce Divan, Özdağlar’ı “görevini kötüye kullanmak”tan 2 yıl hapis ve 30 bin lira ağır para cezasına çarptırdı.turgut-ozal

1983 yılı genel seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı Kenan Evren, hükümeti kurma görevini İstanbul Milletvekili Turgut Özal’a verdi. 24 Aralık 1983′te yapılan güvenoylamasında kullanılan 393 oyun 213′ü ‘Kabul’, 115′i ‘Ret’, 65′i çekimser çıktı. Hükümet, 1987′de yapılan genel seçimler nedeniyle sona erdi. (I. Özal Hükümeti 13.12.1983-21.12.1987)

 

Genel seçimler sonrasında Cumhur-başkanı Kenan Evren, hükümeti kurma görevini İstanbul Milletvekili Turgut Özal’a verdi. 30 Aralık 1987′de yapılan güvenoylamasında, kullanılan 443 oyun 290′ı kabul, 153′ü ret yönünde çıktı. Başbakan Özal’ın 9 Kasım 1989′da Cumhur-başkanı seçilmesiyle hükümet sona erdi. (II. Özal Hükümeti, 21.12.1987-09.11.1989)

 Kaynak: byegm.gov.tr / Foto muhabirleri derneği

 

 

Popularity: 1% [?]

Etiketler: , ,



Yorumlar

Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!






Tbc-Tv

Güncel Haberler

Sağlık Haberleri

Hava Durumu

Günün Sözü

Son Yorumlar



Design by: Sosyetiq.Com. Turkce Duzenleme Wptema.com

Copyright © 2010 Türk Birliği Cephesi