TÜRK MEZAR TAŞLARI MESAJ TAŞIYOR
20 Mayıs 2009 | admin | Haberler |
Merhumun kimliğine ilişkin bilgilerin yazıldığı mezar taşları, çoğu zaman ölenin vasiyeti üzerine edebi, öğüt verici ve benzeri mesajları içeren yazıt haline de gelebiliyor.
EDİRNE - Edirne’deki çeşitli kabristanlarda mezarlarda yer alan yazıların bazılarının amansız hastalıklara yakalananlar tarafından sağlıklarında vasiyet edildiği ya da mezar sahibi tarafından bizzat yazdırıldı belirtildi. Bazı mezar taşı yazılarının ise ölen kişinin yakınları tarafından sonradan, kendi yaşam felsefesine ve yaşadıklarına uygun olarak düzenlendiği kaydedildi. Mezar taşlarındaki yazılarda öğüt verildiği, bölgenin kültürünün yansıtıldığı, ibret verici, tavsiye edici ibarelerin yer aldığı belirtiliyor.
Edirne’deki Acı çeşme Kabristanı’ndaki bazı mezar taşlarında yer alan yazılar şöyle:
* “Zamansız gelen kalp krizi aldı canımı/ Sevenlerim akıttı göz yaşını/ Unutamam karımın yavrularımın bakışını/ Gelen geçen okusun bir Fatiha ile mezar taşımı.
* Bir dağın başında bir kuzu meler/ Kuzunun feryadı bağrımı deler/ Anneler gidiyorum temelli yerime/ Üç kuzumu bırakıyorum kendi yerime.
• Dertli doğdum anamdan/ Zevk almadım dünyadan/ Vesile ile göçtüm yalan dünyadan.
• Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde/ Fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.
- Bir dert geldi başıma/ Çok derman aradım/ Bulamadım, deva/ Doyamadım eşime dört evladıma.
* Mendilimin yeşili/ Ben kaybettim nazlı eşimi/ Ben bıraktım altı yavrumu/ Sil gözünün yaşını.
* Ölürsem yavrularım size doyamadan/ Bir mezar kazdırın hiç ağlamadan/ Okuyun taşımda ağlamayın başımda/ Bu mezarda bir ölü var inan tam altmış sekiz yaşında.
Taşlardaki yazılar, mezardaki kişinin dünyadaki halini ve yaşadığı mutluluğu ve hüznü yansıtıyor. Edirne’deki Buçuktepe, Yeniimaret (Bademlik) kabristanlandaki mezar taşlarında da ilginç yazılar yer alıyor.
Derdine çare bulamayan bir kişinin mezar taşında, “şu dünyada her tabibe başvurdum. Bulamadı derdime bir çare” yazarken, diğer mezar taşlarında şu ilginç mesajlar göze çarpıyor:
- Dar-ı dünya bir misafirhanedir/ Malı mülkü cümlesi efsanedir/ İşte ben de vefat ettim/ İhtiyacım rahmet Sübhanedir.
* Görmedim yedi yıl ana, baba kardeşlerimi/ Hasret ateşi dağladı yanık yüreğimi/ Nasip gurbette içmekmiş acı şerbeti/ Ecel üç yavrumdan ayırdı beni/ Kader böyleymiş diyoruz/ Rahmetle anıyoruz.
* İnsanlar hayatta iki kere ölür/ İlki toprağa verildiğinde, ikincisi unutulduğunda/ Sevenlerim beni unutmasın.
* Genç yaşımda mesken tuttum dağlar başını/ Garip anam babam akıttınız göz yaşını/ Allah’a emanet ettim bir evladımı ve nazlı eşimi/ Ahirete intikal eyledim tank çarpmasıyla.
* Dünyama doyamadan gittim yoldan dönemedim/ Sevdiklerimi son kez sevemedim.
* Teladımın taşı evime karşı/ Eğer soracak olursalar yazdırdım yazılı taşı/ Şehit anası şehit babası/ Ben evladımın derdinden gittim.Kaynak:Anadoluda Vakit
Bu mezar taşı yazısıda Zeytinburnunda bulunuyor.
Hüve’l-Bâki
Âh ile zâr kılarak tazeliğime doymadım.
Çün ecel peymânesi dolmuş murâdım almadım.
Hasreten fâni cihânda tûl-i ömr sürmedim.
Fîrkaten takdir bu imiş tâ ezelden bilmedim.
Sâbıkan mâlikâne halîfesi Seyyid
İbrahim Efendizâde es-Seyyid
Mehmet Ârif Beyin kerîmesi
On dört yaşanda vefat eden
Merhûme Şerîfe Rabia Hanım’ın
Rûhîçûn FâtihaFî 9 Safer sene 1228”
Metinden anlaşılacağı üzere, mezarda yatan Şerîfe Rabia isimli henüz onbeşine gelmeden vefat eden bir genç kız. Mezar, Zeytinburnu Çamlık mezarlığında bulunuyor.
TÜRKLERDE MEZAR TAŞLARI
Bilhassa Göktürklerde hakan veya kahramanların , ünlü kişilerin mezarları üzerine “ öldürdükleri düşmanları” temsil eden heykel veya taşları diktikleri , eğer taş bulamazlarsa ağaçtan yapılmış heykel veya kazıları bu maksatla kullandıkları ve bu şekilde dikilen taşlara Balbal denildiği ileri sürülmektedir. Bu Balbal ve Balbal dikme adeti “Eski Türk Yazıtları” arasında Kül Tegin yazıtının Cenup Bilge Han yazıtının doğu tarafında yer almaktadır. Balbal dikme itikatının , Türklerin öldükten sonra öbür dünyada da haayatın mevcut olduğu ve insanın ölünce öbür dünyaya göç ettiğine, ölünün öbür dünyada herşeye ihtiyacı olacağından eşyaların mezara konmasına inanılırdı.
Öldürülen düşmanlar için , kahramanın mezarı üzerine sembol mahiyetinde bir sıra taşlar konulduğu , ayrıca ünlü kahramanların mezaeına adeta bir mezar taşı gibi heykel dikildiği görüşü de bulunmaktadır. Aslında Balbal heykl değildfir. Sadece öldürülen düşmanlar için dikilmiş taşlardır. Resimli lanlar ise gömülen Türkleri temsil eder. Mezar üstünde birçok taş bulunurdu. Bu Balbal benzeri taş dikme adet ve inancının Asya’nın doğusundan Avrupa’nın batısına kadar hatta İspanya’ya kadar yayıldığı Göktürklerin koydukları Balbal adına karşılık , Mezapotamya’da Sümerlere ait Ur Kıral mezarlarına rastlandığı , böylece gerek coğrafi bakımdan gerek zaman bakımından genişlik ve derinlik gösterdiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca mezar taşlarında nebati süslemelerde sap, yaprak, başak veya yemiş ; yemişlerden Türklerde “ayva, nar, incir”, çiçeklerden ise lale, karanfil, sümbül, nar çiçeği, haşkaş ömemlidir. Mezar taşlarında taş işçiliği , yazı , süsleme sanatları , kıyafet , tarih ve dini tarih önemlidir. Mezar taşları mezarın yerini ve kime ait olduğunu belirtmesi bakımından önemlidir. Bazı mezar taşlarında sembolil manalar ifade eden bir takım figürler bulunur. Örneğin Anadolu’da Akkoyunlu ve Karakoyunluların hakim olduğu bölgelerde koyun ve daha az sayıda olmak üzere at heykeli , hatta insan şeklinde mezar taşları da mevcuttur. Ahlat mezar taşları , teyzine hale sokulmuş ejder motifleriyle dikkati çekmektedir. Bazı taşlarda bu ejder motifleri tamamen teyzine birer kemer şeklinde stilize edilmektedir.
Ayrıca bunların dışında şamdan veya asma kandil motifleri işlenmiştir. Türbelerde çift başlı kartallar görülmektedir. Türk tarihi içinde kuş resimleri , hayvan figürleri ve adlarının bulunduğu da bilinmektedir.
Şanlı Urfa’daHarrankapı,
Çiftkubbe ve Bediüzzaman mezarlıklarında mezar taşlarında ölen kişilerin ölüm sebepleri yazıyor. Şanlıurfalı mezar ustaları, trafik kazasında hayatını kaybeden kişilerin mezar taşlarına kamyon, otomobil, traktör çizdiklerini söyledi. Cinayet sonucu hayâtınıkaybedenler için ise taşlara tabanca veya bıçak
figürlerinin işlendiğini belirten mezar ustaları, yoksulluktan ya da hastanede kan bulunamaması sonucu ölenler için uygun bir yazı yazdıklarını kaydetti.
Mezarlarda yazı ve figürlerle anlatılan ilginç ölümlerin bazıları şunlar:‘Kümeste tavuk besleyen bir kişinin, kümese gelen annesini tavuklara dadanan köpek zannedip ateş ederek öldürmesi; evin kapısında oturan şahsın, yılana,fareye pompalı tüfekle açılan ateş sırasında saçmaların isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmesi; tarlada çalışan bir kişinin, hareket halindeki bir kamyondan fırlayan lastiğin çapması sonucu ölmesi; hayvancılıkla geçimini sağlayan bir şahsın, evinin önündeki ineğini bağlamak isterken, ineğe bağlı ipin
boynuna dolanması sonucu ölmesi; nazardan korunması için bebeğin boynuna bağlanan muskanın boynuna dolanması sonucu, bebeğin boğularak hayatını kaybetmesi; evlerinde oynarken, duvar kenarında bulunan yorganların üzerine devrilmesi sonucu 3 yaşında bir çocuğun ölmesi; yazın damda yatan kişilerin
düşüp hayatını kaybetmesi.
Popularity: 5% [?]
